Muhtemelen XII. yüzyılda yaşamıştır. Türbe kare planlı ve sekizgen kasnaklıdır. Kesme taşlardan yapılmış olup içinde Şeyh Hüseyin ile eşine ait olmak üzere iki sanduka vardır. Türbenin yapılış tarihi bilinmemekle beraber, yanı başındaki çeşmede 1323 tarihi kayıtlıdır. 1457-1458’de Yusuf bin Abdullah tarafından yenilenmiştir.
Türbe önündeki çeşmedeki kitabede yazılı 1323 tarihinden hareketle, türbenin XIV. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. 1902’de onarılmıştır.
Şeyh Çoban, 1102 yılında ölen büyük mutasavvıf Ebü’l-Vefa’nın yedinci halifesidir. Vefai şeyhidir. Yıllarca Ebü’l Vefa’nın yanında kalıp mertebeler kazanmış, daha sonra onun izni ile ders vermeye başlamıştır. İslam’ı yaymak ve gönüller fethetmek için Horasan’dan Sivas’a gelen bir alperen olduğu söylenir. Rivayete göre Şeyh Çoban ile Zara’nın Tekke köyünde yatmakta olan Şeyh Merzuban yol kardeşidir. Horasan’dan yola çıkmış, develerinin konakladığı yer olarak Şeyh Çoban Sivas’ı, Şeyh Merzuban da Tekke köyünü mekân tutmuştur.