GÖKPINAR GÖLÜNÜ GÖRDÜNÜZ MÜ?
Çifte Minareli Medrese Geri
Ana Sayfa Medreseler Çifte Minareli Medrese
MEDRESELER

Çifte Minareli Medrese

Selçuklu döneminin en anıtsal yapılarından biri olan Çifte Minareli Medrese aynı zamanda en çok tahribata ve yıkıma uğramış yapılardan da biridir.

Sivas 33 görüntülenme Medreseler

Hakkında

Günümüze yalnızca doğu cephesi, yani önyüzü gelebilmiştir (Resim 165-166). 1960'lı yıllarda yapılan araştırma kazısı sonucuna göre medrese; açık avlulu, dört eyvanlı, iki katlı anıtsal bir yapıdır. Köşe kulelerinden sonra medreseye bitişik güney yönünde daha önceki dönemlere ait bir imaret veya zaviye olduğu, kuzey yönünde ise medrese bünyesi içerisinde bir hamamın olabileceğinin izleri ortaya çıkarılmıştır.

Taş kapısı üzerinde ve yan nişler üzerindeki kitabesi ve anlamı şöyledir.

"Bu Medresenin yapılmasını büyük sahip dünyadaki vezirlerin meliklerinin meliki dinin ve dünyanın güneşi divan sahibi Muhammed oğlu Muhammed oğlu Muhammed emretti. Allah saltanatını daim kılsın 670 H (1271).

Taç kapının en üstünde, beyaz mermer üzerinde Tevbe suresi 122, ayet-i kerimesi yazılıdır.

"Müminlerin hepsinin toptan sefere çıkmaları doğru değildir. Onların her kesiminde bir grup dinde (dinî ilimlerde) geniş bilgi elde etmek ve kavimleri (savaştan) döndüklerinde onları ikaz etmek için geride kalmalıdır. Umulur ki sakınırlar."

Taç kapıda üç taraflı dolanan yapım kitabesi altında, sütunce başlıkları hizasında ve geometrik motifler içerisinde, sağda "Ben Allah'ın kulu Abdullah dinden yoksul olandan daha üstünüm" Solda: "Dindar bir yoksul şeytan dindardan daha üstündür" yazılıdır.

Taç kapı güney yan kanadına çerçevelik eden bezeme kuşaklar arasında, yerden 2.00 m. yükseklikte, dilimli kemerli küçük bir nişçik biçimindeki kartuşun içinde "Amel-i" kelimesi rahatlıkla okunabilmektedir. Bu yazının medreseyi yapan mimarına ait olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak sanatçı adı, okunamayacak kadar bozuktur. Bu nedenle mimarı kesin olarak bilinmemektedir.

Taç kapısı üzerinde yer alan kitabesine göre 1271 yılında Vezir Sahip Şemseddin Muhammed Cüveyni tarafından yaptırılmıştır. XIII. Yüzyıl Anadolu Selçuklu döneminde imar faaliyetleri ve kültür hayatının önemli devresi olarak görülür. Selçuklular bu yüzyılın içerisinde Buruciye Medresesi, Gök Medrese ve Çifte Minareli Medrese gibi taş, tuğla ve çini sanatının Anadolu'da en önemli yapılarını meydana getirmişlerdir.

Bugün, doğu yönünde yer alan medrese girişinin taş süslemeli cephesi büyük boyutları ve tuğla-sırlı tuğla örgülü iki minaresi ile dikkati çekmektedir. Sivas Gök Medrese ve Erzurum Çifte Minareli Medrese ile benzerlik gösteren yapının iki katlı, dört eyvanlı ve açık avlulu olduğu öğrenilmektedir. 

Ön yüz, ortada iki minareli taç kapı, iki yandaki pencere ve köşe kuleleri ile kompoze edilmiştir. Ön yüzündeki süslemeli pencereler yerleştirilirken bir simetri aranmamıştır.

Cephedeki taş süsleme ve oran itibariyle mimari bir olgunluğun yanı sıra aynı süslemeyi tekrardan kaçınan bir anlayışın hakim olduğu göze çarpar. Böyle bir uygulama ile daha canlı, hareketli, ışık-gölge oyunlarını kuvvetlice hissettiren bir cephe elde edilmiştir. Taşın yanı sıra sırlı tuğla ve çinilerle bezeli iki minaresi bu olgun ve doyurucu kompozisyonu renklendirmiştir.

Medrese uzun süre bakımsız kalmış, 1882 de hastane, daha sonra İnönü mektebi olarak kullanılmıştır. Merhum Halil Ethem Eldem Bey'in çabalarıyla şimdiki doğu cephe yıkımdan kurtulmuştur.

Bilgiler

Konum
Sivas
Kategori
Medreseler
Sınıflandırma
MEDRESELER
Görüntülenme
33 kez
Google Maps'te Aç

Paylaş

Galeri