Taç kapısında yer alan inşa kitabesine göre H.670/M.1271 yılında III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde İlhanlı devlet adamlarından Hibetullah Burucerdioğlu Muzaffer Bey tarafından inşa ettirilmiştir. Sivas kent meydanında yer almaktadır (Sözen, 1970, s.49).
Sivas kent meydanında bulunan medreseye toplu taşıma araçları veya özel araçlar ile gidilebilir.
Medrese, doğu-batı doğrultusunda yaklaşık 30x35 m ölçüsünde dikdörtgen planlı, tek katlı açık avlulu, avlusu kuzey ve güneyden revaklı, dört eyvanlı ve simetrik bir düzenlemeye sahiptir.
Medreseye batı cephede bulunan beden duvarından yüksek ve dışa taşkın kurgulanmış taç kapısından girilir. Yapının cephesi köşe kuleleri ile sınırlandırılmıştır (Sözen, 1970, s.50-51).
Taç kapıda basık kemerli kapıdan yapıya girilir. Yapının cephesi köşe kuleleri ile sınırlandırılmıştır.
Taç kapı kavsara köşeliklerinde kabaralar, simetrik kurgusu ve süsleme detayları ile sadelik ama detaylı işçiliği ile dikkat çekicidir.
Ortasında havuz bulunan geniş bir avlu; avluyu çevreleyen tonozlu revaklar ve revakların arkasında öğrenci hücreleri vardır. Ana eyvanın iki yanında büyük kubbeli dershane odaları bulunmaktadır (Sözen, 1970, s.51-52).
Yapı mimari kurgusu, döneminin plan şeması açısından en olgun örneği olarak değerlendirilmektedir.
Taç kapıdaki kitabeler, basık kemerli kapının ve mukarnaslı kavsaranın hemen üstünde, kavsara başlangıcının altındaki yatay şeritte, yan nişler üzerindeki daire biçimli rozetlerin yüzeyinde yer almaktadır.
Kitabede şu ifadeler yer almaktadır:
“Bu mübarek medreseyi, büyük Sultan, din ve dünyanın yardımcısı, fetih babası, Kılıçarslan oğlu Keyhüsrev -Allah mülkünü sonsuz kılsın- zamanında H.670/M.1271 yılında bağışlayıcı rabbinin rahmetine muhtaç, zayıf kul Hibetüllah oğlu Muzaffer Burûcirdi -Allah onu, ana babasını ve bütün Müslümanları bağışlasın- yaptırdı.”
(Bilget, 1991, s.33; Hakkı ve Nafiz, 2005, s.123)
Kuzey cephede saçak altında dört, güneyde ise beş çörten bulunur. Özgününde eyvanlara denk gelen kısımlar haricinde bir açıklık bulunmamaktadır.
Çörten çatılarda biriken yağmur sularının yapının temeline zarar vermeyecek şekilde akmasını sağlamak için, genellikle dekoratif olarak bazen aslan bazen de ejder başı şeklinde yapılan su akıtma elemanlarıdır (Hasol, 2010, s.128).
Yapının giriş eyvanının iki yanındaki birimlerden güneydeki mescit, kuzeydeki ise türbedir.
Kare planlı ve kubbeli bu iki birimin bitişiğinde yaklaşık eş büyüklükte dikdörtgen planlı birer hücre yer alır. Bu hücrelerin avluya açılan kapıları yoktur.
Türbe içinde bani lahdi bulunur ve çini ile kaplıdır. Mescit güney duvarında mihrap nişi bulunur.
Örtüsünde kubbe ve tonoz kullanılan yapının yapı malzemesi moloz, kesme taş ile tuğladır. Türbe sırlı tuğla ve çini kaplıdır. Süslemeler özellikle taç kapıda yoğunlaşmıştır.
Yapı, 1967 yılında yapılan onarımların ardından Sivas Müzesi olarak kullanılmış, 1988 yılına kadar Sivas Müze Müdürlüğü olarak hizmet vermiştir.
1972-1973 yıllarında Kültür Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından bir onarım çalışması daha yapılmıştır (Bilget, 1991, s.42).
Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki yapı, Sivas Valiliği İl Özel İdaresi'ne bağlı olarak kültür ve sanat alanında kullanılmış ve şu anda restorasyona alınmıştır.