Nerede?
Sivas il merkezi, Kaleardı Mahallesi'nde, Topraktepe olarak bilinen kalenin doğusunda, dış surun içinde yer alır. Yapıya Kent Meydanı'ndan yürüyerek veya özel araçla gidilebilir.
Sahibiye Medresesi diye de bilinen yapı firuze renkli çinilerinden dolayı Gök Medrese ve Kızıl Medrese isimleriyle de bilinir (Evliya Çelebi, 1999, s. 122).
Gitmeden Önce: Medrese, doğubatı yönünde yaklaşık dikdörtgen planlı, İki katlı ve açık avlulu, kuzey ve güneyden olmak üzere iki yönden revaklı, dört eyvanlıdır. Avlu, yaklaşık 14,50x24,25 m boyutlarındadır. Medresenin en dikkat çeken bölümü batı cephede konumlanmış taç kapısıdır (Görsel 1.10a). Medreseye taç kapısındaki çift renkli taş işçilikle biçimlenmiş basık kemerli kapıdan girilir. Kapıyı kuşatan bordürlerde geometrik ve bitkisel bezemelerin
yanı sıra taç kapıda hayat ağacı motifi görülür. Kapı kemer köşeliği hayvan başlarından oluşan bezeme ile doldurulmuştur.
Yapıya abidevi görünüşü veren taç kapı üzerine inşa edilen iki minaredir. Minarelerin kaideleri taç kapı ile bütünleşmiş ve simetriktir. Minare gövdeleri yarım daire firuze sırlı tuğlalar ve firuze çinilerle zikzak motifli süslemelidir.
Cephede taç kapının solunda kemeri yonca yaprağı şeklinde yapılmış üç lüleli çeşme, köşelerde de iki bölüm halinde geometrik ve bitkisel kabartma motiflerle bezeli iki köşe kulesi bulunmaktadır (Sözen, 1970, s.43-44).
Avlunun kuzey-güney ve batı kanatlarında simetrik on altı öğrenci odası yer alır. Ana eyvanın iki yanında doğrudan avluya açılan iki salon kışlık dershane olarak kullanılmıştır. Giriş eyvanının, iki yanındaki kubbeli birimlerden güneyindeki mescit, kuzeydeki darülkurradır ve minarelerin merdivenlerine de bu odalardan çıkılmaktadır.
Destinasyonun Temel Özellikleri:
Yapı Gök Medrese, Sahip Ata ve Sahibiye Medresesi adlarıyla da bilinmektedir. Medrese taç kapısında yer alan kitabesine göre; 111. Gıyaseddin Keyhusrev devrinde vezir Sahip Ata Fahrettin Ali (Fahreddin Ali b. Hüseyin Sahih Ata) tarafından 1271 yılında inşa ettirilmiştir. Aynı zamanda Taçkapı yan niş köşelerindeki sütunçelerin üzerinde yer alan panodaki kitabede yapının mimarı Kaluyan el Konevi'nin (amel-i üstad Kalfryanül-Konevi) adı yazılıdır Sönmez,2000).
Kızıl Medrese (Gök Medrese) denilen görülmeye değer bir medrese vardır ki İslam ülkelerinde böyle bir ilim evine yapılmıştır ne de yapılabilir. Timur bunu gördüğünde heyecanlanıp binanın şeklini hayran kalmıştır. Kale kapısı
gibi yüksek bir kapısı var ki, gören kimsenin aklı perişan olur. Ustası bu kapının sağında ve solunda yüksek eşiklere Cenab-ı Hakk'ın yaratmış olduğu çiçeklerin şekillerini öyle bir süslemiştir ki gören şaşırır. Bu medresenin mutlaka görülmesi ve her tarafta anlatılması gerekmektedir. Medresenin içinde iki katlı 80 odası vardır. İlim öğrenen talebe
efendiler kışın alt katlarda, yazın ise üst katlarda öğrenim yaparlar. Vaktiyle gelirleri öyle sağlanmış ki vakfı sayesinde her gün öğrencilere 2 defa 8 türlü nefis yemekler porselen kaseler içinde verilirmiş (Evliya Çelebi Cenab-ı Hak Sivas'ın mallarına Halil İbrahim bereketi vermiştir. Bütün tarihçiler Sivas şehrine "Şehirlerin Anası" demişlerdir. Hakikaten de böyledir. Arabistan, Anadolu ve Yunanistan'da kıtlık olsa bu şehrin tahılları her yere
yeter. Makedonya'yı bile icabında doyurur. Bütün halkı sevinçli, binaları güzel, ziraatı bol, hayırları ve bereketi
çok, her tarafta pınar ve akarsuları yeterli olan şenlikte bir şehirdir. Her yönüyle övülecek güzel bir şehirdir.