Bu kadim lezzet; tahıl, sebze, et ve sakatat gibi farklı bileşenlerin yanı sıra süt ve süt ürünlerinin dengeli kullanımıyla şekillenmektedir (Arlı ve Gümüş, 2007). Her bölgenin kendine has pişirme ve sunum teknikleri bulunsa da Toyga, özellikle taze yoğurt terbiyesi ve akışkan yapısıyla benzer tekniklere sahip Peskütan çorbasından ayrışmaktadır ( Görsel 6.5).
Selçuklu döneminden bu yana yarma (dövme) kullanılarak hazırlanan bu çorbada, yoğurdun ayran formuna getirilerek işlenmesi geleneksel bir yöntemdir (Demirgül, 2018). Hazırlık aşamasında bir su bardağı yarma, iki su bardağı yoğurt, bir yumurta sarısı, bir su bardağı nohut ve bir su bardağı peskütan temel malzemeleri oluşturur. Çiftçi (2019) tarafından vurgulandığı üzere; koyun yoğurdu, un, yumurta ve kekik gibi materyallerin bir tencerede koyu ayran kıvamına gelene kadar karıştırılması ve yarmanın özleşmesi için yaklaşık iki saat bekletilmesi, lezzetin derinleşmesi açısından kritik bir ön hazırlıktır.
Peskütan çorbası hazırlığında ilk adım, bir su bardağı yarmanın yumuşayana kadar haşlanmasıdır. Yarma iyice piştikten sonra üzerine bir su bardağı haşlanmış nohut eklenir. Çorbanın pürüzsüz bir dokuya sahip olması ve yoğurdun kesilmemesi için iki su bardağı yoğurt, bir su bardağı peskütan ve bir adet yumurta sarısından oluşan terbiye karışımı hazırlanır. Bu karışıma çorbanın sıcak suyundan bir miktar ilave edilerek temperleme işlemiyle ılıklaştırılır. Ardından hazırlanan bu terbiye, tencereye yavaşça ve yedirilerek eklenir. Teknik bir gereklilik olarak, çorba kaynama noktasına ulaşana dek kesilmemesi için tek yöne doğru sürekli karıştırılmalıdır. Servis aşamasında ise lezzeti taçlandıran son dokunuş olan "soharıç" devreye girer; yeteri kadar tereyağında pembeleşen bir adet küçük boy kuru soğan ve kuru nanenin oluşturduğu bu aromatik karışım, çorbanın üzerine gezdirilerek sıcak şekilde sunulur.