Türk mutfağında köfteler genellikle baharat, maydanoz, yumurta, ekmek içi, bulgur veya pirinç gibi çeşitli bağlayıcı ve lezzet artırıcı malzemelerle hazırlanmasına rağmen, Sivas Köftesi bu uygulamadan ayrılır (Görsel 6.7). Bu yöresel lezzet, ete duyulan güvenin bir sonucu olarak tuz dışında herhangi bir baharat veya katkı maddesi içermez. Sivas Köftesinin yapımında, yörede yetiştirilen hayvanların etinin kullanılması esastır. Çoğunlukla doğum yapmamış dişi hayvanların (düve) etleri tercih edilmekle birlikte, belirli bir bölge yerine hayvanın but, kürek ve kaburga gibi farklı kısımlarından elde edilen etlerin karışımı kullanılabilir. Bazı durumlarda %80 düve eti ile %20 koyun etinin karıştırılması da söz konusu olabilmektedir (Önem, 2022).
Hazırlık sürecinde, et parçaları sinir ve fazla yağlarından ayrılır, sadece tuz (genellikle Sivas tuzlarından çıkarılan ince çekilmiş kaya tuzu) eklenerek kıyma haline getirilir ve lezzetin daha iyi hale gelmesi için bir gün buzdolabında dinlendirilir. Dinlenme sonrasında et tekrar çekilir ve son bir dinlenmenin ardından avuç içinde 4-5 cm çapında, 0.5-1 cm kalınlığında daire şeklinde şekillendirilir. Pişirme işlemi, geleneksel olarak meşe kömürü kullanılan ızgaralarda gerçekleştirilir.
Bir porsiyon Sivas pidesi köftesi üzerinde, (yaklaşık 200 közlenmiş gr. et ve domates yedi ve adet biber köfte) eşliğinde pişirildikten sonra sıcak olarak servis edilir. Soğan salatası ve biber turşusu da sıklıkla ikram edilen yan ürünlerdir. Sivas Köftesi, çiğ olarak da satılmakta ve özellikle yaz aylarında piknik kültürü içinde mangalda yaygın olarak tüketilmektedir. Bu özgün lezzet, yöresel kimliğinin korunması amacıyla 2011 yılında coğrafi işaret ile tescillenmiştir (Öztürk ve Arıkan, 2018).